Saygı duymayan zihniyetsize asla saygı duyulmaz..!

Atatürk’ü sevmek zorunda mıyız..? Benim peygamberime ve inancıma saygı duyacaksınız..! Evet, Atatürk düşmanları sizden bahsediyorum, size söylüyorum..! Siz bugüne kadar hangi karşıt görüşe, hangi insana, hangi farklı inanca saygı duydunuz, bu güne kadar kime saygı duydu..? Saygı duymayana saygı duyulur mu..? Duyulmaz..! Allahı eleştirip sevmeyene, inanmayana kafir dediniz öldürmediniz mi..? Peygamberi eleştirip sevmeyene kafir dediniz…

Atatürk’ü sevmek zorunda mıyız..?
Benim peygamberime ve inancıma saygı duyacaksınız..!

Evet, Atatürk düşmanları sizden bahsediyorum, size söylüyorum..!

Siz bugüne kadar hangi karşıt görüşe, hangi insana, hangi farklı inanca saygı duydunuz, bu güne kadar kime saygı duydu..? Saygı duymayana saygı duyulur mu..? Duyulmaz..!

Allahı eleştirip sevmeyene, inanmayana kafir dediniz öldürmediniz mi..?
Peygamberi eleştirip sevmeyene kafir dediniz öldürmediniz mi..?
İslamı eleştirip sevmeyene kafir dediniz öldürmediniz mi..? Gerçekleri söyleyenlere utanmadan sövdünüz hakaret edip saldırdınız, kurşunladınız, yaktınız, bomba ile patlattınız.

Osmanlıyı sevmeyene ”soysuz” dediniz dövdünüz. Herkes allahınıza dininize inanmak ve sevmek zorunda mı..?Herkes muhammed’e inanmak ve sevmek zorunda mı..?
Herkes islam dinine inanmak ve sevmek zorunda mı..?
Herkes yalanla yaşamak zorunda mı..?
Herkes Osmanlı’yı sevmek zorunda mı..?

Hey Atatürk ve insanlık düşmanları.
Türklüğe ve Türkçeye düşmansınız.
Bilime ve uygarlığa düşmansınız.
Atatürk devrimlerine düşmansınız.
Demokrasi’ye düşmansınız.
Laik Cumhuriyet’e düşmansınız.
Bağımsız ve özgür olmaya düşmansınız.
Ulus, Millet olmaya düşmansınız.
İnsan hakları medeni hukuk sistemine düşmansınız.
Çağdaş eğimime düşmansınız.
Kadına düşmansınız.
Doğaya düşmansınız.
Canlılara, köpeğine, kedisine, devesine, kuşuna, böceğine düşmansınız.
Kendiniz gibi inanmayana düşmansınız.
Kendiniz gibi giyinmeyene, yiyip içmeyene düşmansınız.
Çıkarınıza ters düşen herşeye ve herkese düşmansınız.

Tüm bu insanlık dışı davranışları yapabilmek için tanrı’ya atfederek yalanlarınızı dokunulmaz kılmak için kutsallaştırarak, herkesi kafir, aptal, cehennemlik diyerek aşağılayarak, her daim mazlumu oynayarak dünyayı kirleten cehenneme çeviren zihniyetsizlersiniz.

Peki, Atatürk’ün beni sevmeyenleri korkutun, dövün, öldürün dediği bir sözünü okudunuz mu, ya da duydunuz mu..?

TEVBE-73.Ey peygamber! Kâfırlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı çetin ol.

Peki Atatürk ne demiş..? Yurtta suhl cihanda suhl..!

Bakara Suresi-193. “Din yalnız Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın”

Peki Atatürk ne demiş..? Her insan, istediği dine inanıp inanmamakta özgürdür..!

Atatürk’ün soyuna, annesine, babasına, manevi kızına, atmadık iftira bırakmıyorsun da, osmanlı’nın devşirme olduğunu söyleyenlere, soyu sopu belli değil diyenlere neden köpürüyorsun..?

Atatürkçülere sapık, yoldan çıkmış diyorsunda, o yere göğe sığdıramadığın 9 yaşında kız çocuğunu yatağına atıp gerdeğe giren peygamberine pedofil dendiğin de neden çılgına dönüyorsun..?

Ölünün ardından konuşulmaz diyorsun da 100 yıldır neden Atatürk’e sonu gelmeyen iftiralar atıyorsun..?

Atatürk’ün anıtkabiri karşısında saygı duruşunda bulunan o güzel insanların puta taptıklarını söylerken, mekke’de içerisinde hiç bir şey olmayan dört duvarın üzerine çekilmiş bir siyah paçavra’nın etrafında salya sümük dönerek, duvarlarına yüzünü sürterek tuhaf sesler çıkaran, çığlıklar atanlara, hocaların, şehlerin, şıhların, cemaat liderlerinin önünde eğilip el pençe olanlara, mezar taşlarına, türbelere, yatırlara gidipte medet umanları neden eleştirmiyor sun..?

Sence gerçekten hangimiz putperestiz..?
Laikliğe neden saldırıyorsun..? Atatürk’e neden saldırıyor sun..? Cumhuriyet’in değerlerine neden saldırıyor sun..?
Saygı duymayana saygı duyulur mu..? Duyulmaz..!

Sen önce saygının, ahlakın, insan olmanın ne olduğunu öğreneceksin, sonra eleştireceksin. Senin yapmış olduğun eleştiri değil, çamur atmak, iftira atmak, karalamak, korkutmak, öldürmek. Sen herkesi düşmanın görüyorsun ama gerçekte herkesin tek düşmanı var oda sensin yobaz..!

Her kesim için bir şey uydurmuşsun. Ateist kafir – Alevi sapkın – dinsiz, Ermeni piç – Yahudi soysuz – Hıristiyan ahlaksız, günahkar cehennemlik, herkes kötü, sen iyi öylemi..? Bu dünyayı yaşanmaz hale sokan senin gibi zihniyetsizler, bunu kafanıza şokun..!

MÂİDE-51: İnananlar, Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin.

Hayır asıl kötü, kafir, piç, ahlaksız, gaddar, vicdansız, utanmaz ve arlanmaz olan sensin, evet sadece sen..!

TEVBE-28: Ey iman edenler, müşrikler bir pislikten ibarettirler.

Asıl pislik sizlersiniz..!

Bu ülke’de sadece sizin kutsal değerleriniz yok. Bir insanın “dinsiz” olması hayatında değer vermediği hiç bir şeyi olmadığı anlamına gelmez. Bir insanın “dinsiz” olması o insanın her türlü kötülüğü yapacak olması anlamına gelmez.
Bir insanın “dinsiz” olması o insanın yaşam hakkının elinden alınması anlamına gelmez. Benim kutsal saydıklarım doğru ve yaşamın ta kendisidir, o yüzden bana dil uzatamazsın fakat sen ”yanlışsın, kafirsin, cehennemliksin, ölmelisin ” diyerek insanlara sövme, dövme ve öldürme hakkına sahip değilsiniz..! Bir insanı öldürmek tanrı’ya atfedilse bile sadece bir insanı öldürmektir. Yani cinayettir. O zaman her müslüman da potansiyel bir katildir.

İnsana ve insanca ne varsa herşeye düşmansınız, doğaya düşmansınız, hayvana düşmansınız, kendiniz gibi düşünenler ve yaşayanlar haricin de düşman olmadığınız ne var..?

Çıkarına gelmeyen herşeye düşmansın. Bu dünyadan herkes gitsin sadece siz Müslümanlar kalın öyle mi..? Bu dünya’da bu zihniyetle yaşamayı haketmeyen birileri varsa oda sadece sizlersiniz, evet, dünyayı kana bulayan sizlersiniz..!

Hayvanları katleden sizlersiniz.
Kadınlara, çocuklara ve hayvanlara tecavüz eden sizlersiniz. Tek bir kitaba kutsal dendiği için okumadan tapan sizlersiniz, okumaya düşman sizlersiniz, akla, mantığa, bilime düşman sizlersiniz. Kendisini canlı bomba yaparak, cennette hurilerle sex yapacağına ve şaraplar içeceğine inanan sizlersiniz.

Sizin gibi zihniyetsizlerin olmadığı bir dünya gerçek cennettir ve dünyayı cehenneme çeviren sizlersiniz..!

Oysa ki her şeyi Atatürk’e borçluyuz.

Bu ülkede yapılan devrimleri ona borçluyuz,
Bu ülkede kul değil yurttaş isek ona borçluyuz,
Bu ülkede emperyalizm kovulmuşsa ona borçluyuz,
Hurafelerden değil, bilimden ve akıldan söz ediliyorsa ona borçluyuz,

Atatürk düşmanları getirmek istedikleri karanlık ve sömürü düzeninin gelmesine engel olarak Atatürk’ü görmektedirler.

Dinciler Atatürk’ün bu milleti teba olmaktan kurtarıp yurttaş olmaya terfi ettirmesinden rahatsızdırlar. Çünkü insanlar teba olacaklar ki istedikleri gibi onları sömürebilsinler.

Din bir maskedir..! Din kaldırıldığında yok ettiğimizde, bu kişiler çırılçıplak ve yaptığı kötülüklerle baş başa kalır.

Demokrasi eşitler rejimidir. Kültürde, çağdaşlıkta, sosyal kimlikte eşit insanların rejimidir demokrasi. Çoğunluğu cahil, bilinçsiz, eğitimsiz toplumlarda demokrasi Türkiye’deki gibi işler ve iktidar cehaletindir.

Dini siyasete alet eden bazı politikacılar, din’de demokrasiye yer olduğunu ifade ederek, dini esaslara dayalı bir yönetim biçimi oluşturabilmek için kendilerine maske yaratmaya çalışırlar, hal bu ki, din’de demokrasiye asla yer yoktur, fakat demokrasi’de dine yer vardır.

Nitekim, dünya’da islam şeriatı ile yönetilen ülkelere bakılacak olduğunda durum apaçık görülüyor, islam ülkeleri demokrasi fakiridir. Eleştiriye tahammülsüzlüğü fiziksel şiddet kullanarak göstermenin, tehditle susturmaya çalışmanın, yargıyı baskı altına almanın demokrasilerde hiçbir yeri yok.

Bir lideri için Allahın tüm sıfatlarını taşıdığını söylerken, bir başkası bağırdıkça bağırıyor, yırtındıkça yırtınıyor, roller yapıyor liderinin gözüne girmek pahasına, dalkavukluk ediyor. Siyaset söylemlerine göre yürüyor ve sahneleniyor. Tehdit, korku, baskı, kabadayılık, rant, çıkar, para, rüşvet, yolsuzluk, kandırma siyasetin ülkemiz’deki gerçek yüzü, öte yanda hoşgörü, sevgi saygı, erdem, onur, özveri, insani nitelikler, ahlak ayaklar altında…

Dincilerin Mustafa Kemal düşmanlığının temeli budur…

Allaha mutlak itaat edeceksin… Rasulune mutlak itaat edeceksin.. onların dostlarına mutlak itaat edeceksin… Ben Allah ve rasulüne dostum.. dolayısıyla bana itaat Allaha ve Rasulüne itaat, bana isyan Allaha ve Rasulüne isyan anlamına gelir.. Tıpkı Ortaçağdaki düzen.. Peki tüm bunları kim yıktı..?

“Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir”.
Diyen Mustafa Kemal Atatürk.. O zaman yüklen Atatürk’e dedi yobaz inanana…

Peki reis deyip taptıkları ne dedi..? “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, koskoca bir yalan.. Egemenlik kayıtsız şartsız Allah’ındır” Recep Tayyip Erdoğan

Kendisi yalan söylemektedir, Dini ve Allahı kullanmaktadır.

Egemenlik kayıtsız şartsız Allahın dır yalanıyla, egemenliğe sahip olmak istemeleridir, tıpkı 1400 yıl önce muhammet denilen arabın yaptığı gibi.

Onlar cahil bir nesil istedikleri için ve bu emellerine de en büyük engel olarak Mustafa Kemal’i gördüklerinden dolayı düşmandırlar..! Bu gibiler emperyalizmin truva atlarıdır, nankördür, haindir.

Atatürk’ün bu memlekete, bu memleket insanına kattıklarını bilmemek, görememek, anlamamak, düşünememek, gaflet ve dalalettir. Atatürk düşüncesinde birleşmiş olan insanlar düşle değil, düşünerek yaşarlar. Onları birbirilerine bağlayan şey sadece bilinç, akılcılık ve sevgidir. Bu ülke’de yaşayan her onurlu insan, Atatürk’ün kıymetini bilmelidir.

Atatürk’ün binbir güçlükle dinciler’den kurtardığı toplumu, yeniden dincilerin kanlı pençelerine terketmek istiyorlar.

Din, gerçeğe dayanmaz. Din, düşünemeyenlerin tasarladığı yalanlar karmaşasıdır. Din, bu dünya’nın çıkarları için tasarlanmıştır. Din geri kalmış ülkelerin asla gelişememesi için sömürgeciler tarafından desteklenen bir ayak bağıdır, bir zincirdir, bir tasmadır. Hangi din olursa olsun, durum, yeter ki insanlar fazla düşünmesin durumudur. Bu iş için milyonlarca dolar para harcanır ve bu para sürünün uyanmaması için yapılan küçük bir yatırımdır. Türkiye’de ve diğer İslam ülkelerin de fakir halkın tek sığındığı şey islamdır ve çareyi sadece İslam’da ararlar. Kendilerini mazlum görürler ve sebebini islam düşmanı batı dünyasının şerri olarak görürler. İslama daha da şevk ve hırsla sarılırlar.

Ezanların sesi daha da yükselir. Batı’nın hedefini islam sanarlar. Ülkelerinde ki kötü durumun şeriat gelirse düzeleceğini sanmaktalar. Müslümanlar şunu anlamazlar. İslam ülkeleri olayı dinlerarası bir savaş sanırlar ve tepki olarak dinlerine daha da sarılırlar. Hedef saptırma tutmuştur. Sömürü devam edebilir. Zira bilime, sanata sarılmak yerine “kafirlere haddini bildirmek için” dine sarılanlar bir arpa boyu yol gidemezler. Türkiye’nin gelişebilmesi için tüm dini inanışlar derhal terk edilmeli ve halkımız bilimsel gerçekler ışığında bir eğitime yönelmelidir. Atatürk’e gelinceye kadar islam devletlerinin hiç birinde “özgürlük”, “insan haysiyeti” ve “insan sevgisi” adına din adamına karşı savasan ve toplumu din adamı’nın kötülüklerinden kurtaran olmamıstır. Bizlere insanlığının değerini öğreten ve daha doğrusu insan olma bilincini veren ilk ve tek insan Atatürk’tür. Kurtuluş Atatürk’tedir..! Çünkü Atatürkçülük din üzerine değil bilim üzerine kuruludur.

Ben, manevî miras olarak hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım, bilim ve akıldır. Benden sonra, beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse, manevî mirasçılarım olurlar.

İşte bu yüzden dinci Atatürk’e düşmandır..!
Peki neden bu kadar çok cahil var..?
Dinin egemen olduğu yer de cahilden bol hiç bir şey olmaz olamaz, çünkü din cehaleti destekler ve cahillerin çoğalmasını ister. İslam bu yüzden erkeğe 4 eş ve sayısız cariye almasını söyler. Ne kadar çok cahil olur ise dinin yaşaması din adamının ayakta kalması, varlığını sürdürmesi o kadar daha kolay ve garanti olacaktır. Din cahiller içindir. Eğer din, kutsal kitaplar, şüphe eden, sorgulayan, okuyan, öğrenen, bilgi edinen, düşünen akıllı insanlar için bilimsel bir kitap olsaydı bu kadar inananı olmazdı. Din şüphe etmeyen, sorgulamayan, okumayan, öğrenmeyen, bilgi edinmeyen ve düşünmeyen ahmak insanların inancıdır.
Muhammed Tanrı kavramını kullanan dünyadaki en kötü kişidir. Muhammed kendine tapılmasını istiyordu. Muhammed gerçekte inançsızdı. Sadece inanıyormuş gibi yapmak zorundaydı ve bu oyunu gayet iyi oynadı. Bir tanrı’nın olmadığını o da biliyordu. İnsanların cehaletinden yararlandı ve tanrı kavramını kullanarak insanları kendisine taptırdı. Oysa insanlar bir tanrıya taptıklarını zannederken muhammed’e tapmaktaydılar, hala da bu durum cehaletle devam ediyor.

(Resûle itâ’at eden, Allah’a itâ’at etmis olur.) [Nisâ 80]

(Resûl, size ne verdiyse onu alin, size neyi yasakladiysa ondan sakinin!) [Hasr 7]

(De ki “Eger Allah’i seviyorsaniz bana uyun ki Allah da sizi sevsin!”) [A.0mrân 31]

(Kim Allah’a ve Resûlüne isyân eder ve hududullahi asarsa Allah onu, temelli kalacagi Cehenneme sokar.) [Nisâ 14] [Hududullah, Allah’in emir ve yasaklari]

Peygambere karsi geleni ve mü’minlerin yolundan baska bir yola uyani, o yolda birakir ve cehenneme sokariz. [Nisâ 115]

(Allah ve Resûlüne karsi gelen, bilsin ki Allah’in azâbi çetindir.) [Enfal 13]

(Ey îmân edenler, sizi hayat verecek seylere da’vet edince, Allah’a ve Resûlüne icâbet edin!) [Enfâl 24]

(Allah’a ve Resûlüne karsi gelen, apaçik bir sapikliga düsmüs olur.) [Ahzâb 36]

“Allâh ve melekleri Peygamber’e çokça salât ederler Ey mü’minler! Siz de O’na çokça salât getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin” (el-Ahzâb, 56)

Tanrı Muhammed’in ta kendisidir..! Fikirlerini ortaya koymak suretiyle bu halkı akılcı ve uygar yaşamlara yönlendirmek bilgi ve medeni cesaret ister ki o da bir müslümanım diyende asla yoktur..!

Tags: