Öbür dünya vaadleri ile seni kandıran sahtekâr din tüccarlarına, tek yaşamını kurban etme.

Hocam bu ayeti nasıl anlamalıyız..? Kuranı zaten okumuyorlar, bir yerden bir ayet duyuyor ve maaşlı bir imama soruyor..? Hocam bu ayetı nasıl anlamalıyız..? Yani iki satır yazıdan oluşan en basit bir ayeti anlayamıyor. Peki neden..? Belkide anlıyor kimisi ama anladığı şekilde kendisine ters geliyor, “olamaz diyor böyle bir saçmalık” diyor ve korkuyor, hemen gidip maaşlı…

Hocam bu ayeti nasıl anlamalıyız..?

Kuranı zaten okumuyorlar, bir yerden bir ayet duyuyor ve maaşlı bir imama soruyor..? Hocam bu ayetı nasıl anlamalıyız..? Yani iki satır yazıdan oluşan en basit bir ayeti anlayamıyor. Peki neden..? Belkide anlıyor kimisi ama anladığı şekilde kendisine ters geliyor, “olamaz diyor böyle bir saçmalık” diyor ve korkuyor, hemen gidip maaşlı bir imama soruyor, tabi kurnaz imam ayeti hemen kılıfına uyduruyor ki bu onun en iyi ve tek yapabildiği iş, bu kişiye saçmada gelse daha irdelemiyor, çünkü imamdan alacağı son cevabı kendide çok iyi biliyor “Allah’a sual olmaz, aman haa.. dinden çıkar kafir olursun” Yani kafir olacağına ahmak olarak kal daha iyi. Muhakeme yetisi gelişmemiş, düşünmesini öğrenmemiş, sadece halka din satarak yaşamını sürdürebilen beyni küflenmiş bir din görevlisinin söylediği herşeyi sorgusuz sualsiz kabulleniyor, istediği kadar saçma ve mantıksız olsun, sorun yok, yani bu gibi sorgulama yetisi din ile yok edilmiş, korkutulmuş kişilere göre sorun sadece kabullenileni sorgulamakta.

Din satanlar halka saldıkları korkunun meyvesini lüks mekânlarında, lüks hayatlarıyla yerken, toplumlar okumadan, araştırmadan kendisine empoze edilen korkuyla “Ya haklıysa..?” sorusunun arkasında korkuyla yaşayıp çoğalırlar. Halbuki inandırıldığın din; akıl, mantık, bilim ve şüpheden uzak, temelinde korku olan, ezber, tekrar ve taklit ile sürekli yinelenen, bir döngüden başka birşey değildir. Din insanları normalde asla onaylamayacakları şeyleri hurafelerle beyni felç ederek onaylar hale getirir ve insana en büyük zararıda budur. Yozlaşmışlığın en son hali duyduğu her söze ve okuduğuna sorgulamadan, araştırmadan, öğrenmeden inanmaya şartlanmış sabit fikirli toplumlardır.

Gerçekler ile yüzleşemeyip korkularına ezilenler, yalanlar ile kendilerini avutmaya ve her daim şarlatanların köleleri olmaya mahkumdurlar, bu yüzden sahtekârların kölesi olmamak için ve kendinden sonra ki nesilleri kurnazların ellerine teslim etmemek için, gerçeklerle yüzleşerek, hayatını sana empoze edilen korkulara ve (sözde) öbür dünya vaadleri ile seni kandıran sahtekâr din tüccarlarına, tek yaşamını kurban etme.

Tags: