Korkaksın Türkiye, öyle korkaksınki dua edene mana bulup, sonrasın da kendin umut edecek kadar korkak ve ahmaksın.. Umut etmek, korkaklık, ertelemek, hiç bir şey yapamamanın getirdiği acizliktir. Akıllı insanlar umut etmezler, sorunları giderecek çözüm yollarını arar ve harekete geçerler. Bu toplumun her iki kesimi de aynı derecede yobazdır. Nasıl ki islamcılar da, açık giyinen Müslüman “ILIMLI” nasıl olunuyorsa ılımlı Müslüman hiç bir anlam veremiyorum. Bir şeyin ılımlı tarafı varsa diğer tarafı da serttir, ama söze geldiğin de hoşgörü ve bariş dinidir islam, tabi yersen. Yeni denilen Türkiye’nin Atatürk’çüleri de böyledirler, Atatürk’ü sadece bazı özgürlüklere sahip olduğu için sever ama aynı zaman da Müslüman’ım der farkın da bile değildir Atatürk’e nasıl bir zarar verirken, yobaza da nasıl fayda sağladığının.
Dinci kesim gükyüzüne ellerini açıp dua eder, Atatürk’çü kesim de umut eder yobazdan ve bu ülkeyi saraylar da yaşayan halkı sefalette sürükleyen elleri kanlı katil hırsızlardan kurtulmak için, ikisi de aynı çıkmazın içerisin de düşümüşlerdir, oysa yapılan eylem birbirinden hiçte farklı değildir.
Artık herkes uyanmalıdır, Cumhuriyet şimdi son 14 yılda yok olmadı asla, Cumhuriyet, laiklik değerleri Atatürk’ün ölümüyle birlikte günden güne sinsice yok edilmiştir ve artık asimilasyon başlamıştır, artık tek bir çare vardır ayaklanmak, baş kaldırmak, Yeni Türkiye denilerek Arap kültürü empoze edilmekte şu an, tüm hızıyla yeni yetişen gençler ve ülke Araplaştırılmaktadır.
Barış diyerek, herşey huzur için de çözülür diyerek bu katil ve hırsızlar topluluğu Laik Türkiye’yi sattılar. Fakat sen din ile uyutulduğun için “Hayır” demeyi öğrenemedin…!!!
Türkiye’yi hain katiller sarmış, bombalar patlıyor Ankara’nın göbeğin de ülkenin her yerin de insanlar ölüyor ve sen ellerin kolların bağlı umut edip şehitlerimiz diyerek sadece ağlayıp sızlaşıyorsun.
Bu katiller seni santim santim kemiriyor ve zamanla yok edecektir. Ülkenin tüm Aydınları ya öldürüldü ya içeri atıldı, Cumhuriyet’in değerlerini savunacak olan herkes komplolarla tutuklandı suçsuz yere, genclerin işkenceler gördü, kör edildi, öldürüldü, dövüldü, ortadan kaldırılıp yok edildi, hangi alan da özgürlüğün kaldı..? Daha neyi bekliyorsun..? Atatürk’ün Samsun’dan tekrar gelmesini mi..? Beklediğin Atatürk bu durum da sana ne yapacağını söyleyip öyle gitti sonsuzluğa..!! ARTIK UYAN..!!! TEK ÇARE VAR, UYKUDAN UYANMAK VE BAŞ KALDIRMAK.
Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi
Ey Türk Gençliği..!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927