Çıkarcılar kendi kendileriyle konuştuklarında kendilerini tanrıyla konuşmuş sanarlar..

İnsanı var eden neden, kendi kendiyle konuşma yeteneğine iye (sahip) olmasıdır. Yani her insan aslında iki kişidir. Alt beyin ve üst beyin. Çıkarcılar kendilerine yabancılaştıklarından bu iki kişiden biri tanrılaşır. Oysa bu alt beyin ve üst beyin arasındaki bağlantıdan kaynaklanmaktadır. Üst beyin yeterince gelişmediğinden kişi kendine yabancılaşmakla birlikte beyninde bir tanrı kavramı yaratmaktadır. Düşünme yeteneğine…

İnsanı var eden neden, kendi kendiyle konuşma yeteneğine iye (sahip) olmasıdır. Yani her insan aslında iki kişidir. Alt beyin ve üst beyin. Çıkarcılar kendilerine yabancılaştıklarından bu iki kişiden biri tanrılaşır.

Oysa bu alt beyin ve üst beyin arasındaki bağlantıdan kaynaklanmaktadır. Üst beyin yeterince gelişmediğinden kişi kendine yabancılaşmakla birlikte beyninde bir tanrı kavramı yaratmaktadır.

Düşünme yeteneğine ve bilince iye (sahip) olmayan kişi yalnızlığını araç değerler iyelenerek (sahiplenerek) gidermeye çalışır. Ev alır, araba alır, kadın/erkek alır, vb. ancak hiçbir süre yalnızlıktan kurtulamaz. Kurtulması da olanaksızdır.

Araç değerleri biriktirdikçe kişinin beynindeki tanrı da büyür. Tanrı büyüdükçe kişi de o denli tanrılaşır. En sonunda kişi öylesine kör, öylesine acı duymaz, öylesine acizleşir ki; gerçek ve doğru ortadan kalkar. Kendi kendini kandırarak sürdürdüğü yaşamı ona şöyle der: “Cennete gidecek sonsuza dek yaşayacaksın”. Oysa gördüğü yalnızca düştür. Artık her yalanı gerçek saymaya başlar. Bu kişilerin bulunduğu ortam anarşiye/kargaşaya dönüşür. Ülkemiz bugün bunu yaşamaktadır.

Düşünen insanın temel özelliği gerçeği/doğruyu her ne olursa olsun kabul etmektir. Gerçeği/doğruyu kabul etmek için ilk önce kişinin gerçekleri, doğruları, yalan ve yanlışları sorgulaması gerekir.

Düşünen insan okudukça çoğalır. Bir kitapta; onlarca kişiyle konuşur, tartışır, üzülür/sevinir. Okumak isteğini bilinç vereceği için, bilinç iyesi (sahibi) olanlar ancak okuyabilir.

Bilinç iyesi olmayan kisi icin okumak hiçbir anlam taşımaz. Bilinç iyesi (sahibi) olmayan kişilerin gözü araç değerlerdedir. Amacı araç değerler olan birinin okuması yine araç değerlere iye (sahip) olmak içindir

Düşünen bireyler bir arada yaşarken hiçbir süre (zaman) ayrıma düşmezler. Ayrım, ancak araç değerleri ele geçirmeye çalışan bireycilerin arasında vardır. Bilinç iyesi (sahibi) bireyler doğruda/gerçekte buluşurlar. Doğru/gerçek düşünen birey için tektir. Bireyin amacı da bu değişen doğruları/gerçekleri bulmaktır.

Bilinç iyesi (sahibi) olanlar kişi olarak yalnız kalabilirler ancak düşüncede hiçbir süre (zaman) yalnız değillerdir. Bütün düşünen bireyler yok olmuş olsalar da eserleriyle, yaşamlarıyla birliktedirler. Yığınların içinde yalnız kalabilen düşünen birey, düşüncede çoğalırken; yığınlar, araç değerlerle birlikte yalnızlaşırlar.

Düşünen insanlar birbirlerinin her seyi; düşünemeyenler birbirlerinin hiçbir seyidir.

Tags: