İslam şeriatı ile yönetilen ülkelerde kadın olmak, boynunda bir namus yaftasiyla dolasmak zorunda birakilmaktir.
Diyanet Vakfi -:NUR Suresi 31 – Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah’a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.
Bosanmissa dul,evlenmemis ise evde kalmis,cocugu yok ise kisir,dekolte giyiyor ise hafif mesrep,cok guluyorsa oynak,cok geziyorsa sürtük,bir erkekle iliskisi varsa orospu diye etiketlenmektir.
NISA -34 – Diyanet Vakfi:- Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır. Allah’ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.
Islam ülkelerinde kadin olmak,ayiplarla,önyargilarla,geri kafalilikla savasmaktir.
Fikrini savunamamak, dusunememek,konusamamak,gülememek,icinden geldigi gibi davranamamak,hakkini arayamamaktir.
Şahitlik konusunda da iki kadının yaptığı şahitliğin bir erkeğin yaptığı şahitliğe denk düştüğü Bakara-282de belirtilir.
Islam ülkelerinde kadin olmak,ben bilmem beyim bilir, deyince aldatilmaya,siddete göz yumunca,erkegin gerisinde kalinca, (Hanimefendi)bunlara itiraz edince (Feminist) diye adlandirilmaktir.
Islam ülkelerinde kadin olmak,bedeninden,cinselliginden,kadinligindan,utandirilarak egitilmek,her zaman bir cinsel obje olarak görülmektir.Sustugunda gözlerini yerden kaldiramadiginda,basi egik oldugunda,(Terbiyeli) sifatiyla ödüllendirilirken,tam tersini yaptiginda ahlaksiz olmaktir.
Genc kizliga adim attiginda,bundan bahsetmenin yakisiksizligi fisildanirken kulagina,ailedeki oglan cocuklarinin erkeklige adim atislarinin dügünlerle kutlanilmasini saskinlikla izlemektir.
Islam ülkelerinde kadin olmak ,ana babalarin ogullarinin capkinliklarindan böbürlenerek bahsederken,kizlarinin bir erkekle gözgöze gelmesinden, ortaligi kopartip namuslarini iki paralik etmesine tanik olmaktir.
Islam ülkelerinde kadin olmak, dayak yediginde hak ettigi,taciz edildiginde tahrik düsünülmek,tecavüze ugradiginda bile suclanmaktir.
Islam ülkelerinde kadin olmak, kadinlarina tecavüz edenlere mahkemede verilen ceza indirimlerini,kocasi tarafindan öldürülen kadinlari,kücücük kizlara yapilan iskenceleri,televizyonda izlemek ve ici sizlamaktir.
Islam ülkelerinde kadin olmak, her türlü siddete maruz kalmak,polise gidince ciddiye alinmamak, devlet tarafindan korunmamaktir.
Okula gönderilmemek, istedigiyle evlenememek, daha kücük yasta babasi yasinda adamlara satilmak,zorla evlendirilmek,mal gibi kullanilmak,üzerine kuma getirilmek,törecinayetine kurban gitmektir.Saci uzun akli kisa sözünü omuzlarinda bir yük gibi tasimaktir.
Hor görülmek,asagilanmak,kücümsenmek,ayiplanmak,suclanmaktir.
Islam ülkelerinde kadin olmak, baskici iki yuzlu bir toplumda nefes almaya calismaktir. “erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinda belli hakları vardır.ancak erkekler, kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler.” (bakara/228)
Kadınların erkeklerin “tarlası” olduğunu söyleyen ve o tarlayı istediği gibi kullanabilme hakkını veren ayet: Bakara-223 ki burada tarladan kasıt cinsel objedir.
Cumhuriyet Kadini Olmak
“Bu millet esas terbiyesini aileden almaktadır. Türk milleti öyle analara sahiptir ki her bir devrin büyük adamlarını bu analar yetiştirmiştir. Türk kadını daha büyük nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir.”
İtalya’ da kadınlar ancak 1948 yılında seçimlere girebilmişler. Japon kadınları ise seçim haklarını ancak 1950 yılında alabilmiştir. Medeni Kanun’ ları aldığımız İsviçre’ de ise, kadınlar haklarını 1971 yılına kadar alamazken, çağdaşlamada örnek aldığımız İsveç ve Danimarka gibi ülkelerde de durum farklı değilken, Türk kadınına 1935 yılında seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.
“Bu karar, Türk kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir. Türk kadını, evdeki medeni mevkiini selahiyetle işgal etmiş, iş hayatının her safhasında muvaffakiyetler göstermiştir. Siyasi hayatla, Belediye seçimleriyle tecrübe kazanan Türk kadını bu sefer de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin birçoğunda, kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu selahiyet ve lihakatle kullancaktır.”