Tarih bütün adları saklar; iyi ya da kötü, kahraman ya da işbirlikçi. Tarih bütün eylemleri saklar; cesur ya da korkak.
“Belli bir ereğe varmak için her türlü aracın, aşağılık ve alçaklıkların, çirkin yöntemlerin bile geçerli olduğunu sanıyorsun, Yanılıyorsun; amaç, ona varmak için yürüdüğün yoldur. Bugün attığın her adım, senin yarınki yaşamındır. Hiç bir büyük ereğe, kötü ve aşağılık yöntemlerle varılmaz. Yaptığın her toplumsal devrim, bunun doğruluğunu gösterdi. Ereğe giden yolun kötülüğü, iğrençliği ya da insancıllıktan uzak oluşu; seni de kötü ya da insanlık dışı yapmakta ve böylece ereğe varmanı da olanaksız kılmaktadır.”
Tarih bütün adları saklar; iyi ya da kötü, kahraman ya da işbirlikçi. Tarih bütün eylemleri saklar; cesur ya da korkak.
Tarih hepimizi saklar; soğuk, taştan bir mezar gibi. Geriye bıraktığımız, bir sıfattır sadece; namuslu ya da hain. Kişisel hayatlarımızı aşan bir cetvelle ölçer bizi, daha büyük bir duvarın önüne dizer ve o duvara düşmüş gölgelerin hiç silinmeyeceğini hatırlatır. Karanlıkta saklandığını düşünenlerin üzerine ışık hep sonradan düşer, gölge belirir ve kaybolmaz artık hiçbir yere.
Tarih bütün adları saklar, bütün utançları, bütün erdemleri listeler ve hepsini duvardaki gölgelere iliştirir; hepsinin bir anlamı, bir varoluşu vardır: Emin olun hiçbiri kaybolmadan durur karşımızda.