Şimdi ister bir dala tutunup tüm yaşamını kabusa çevir, istersen o dalı bırak ve ayaklarının üzerine bas, bu sana kalmış arkadaşım…
Korku eğitilmemeli, önlenmemelidir. Zaten önlenemez de. Çünkü korku, içinde bir tür enerji barındırır ve hiçbir enerji yok edilemez. Tek bir enerji zerresi bile, var oluştan silinemez…
Önce, tüm hükümlerini, yargılarını, değerlendirmelerini bir kenara bırak. Korku, gerçekliktir. Yüzleşmek, anlaşılmak zorundadır. Ve sadece anlayışla, dönüştürülebilir….
Anını yaşamaya başlarsan, korku kaybolur. Korku, arzuyla birlikte doğar. O yüzden temel olarak arzu korkuyu yaratır…
İyice bak. Korku duyduğun her an, nereden geldiğine dikkat et, onu hangi arzunun yarattığına. Sonra da olayın anlamsızlığına bak.
Sorun, sadece sen onu düşündüğün zaman var. Korku, her zaman gelecekteki bir şeyle ilgilidir. Korku, şimdiki zamanda var olmaz. Psikolojik acı geçmişten ve gelecekten kaynaklanır, şimdiki zamandan değil.
Ne kadar çok mutluluğun olursa, o kadar çok acın olur. Zirve ne kadar yüksekse, yamacındaki vadi o kadar derindir…
Eğer düşmanından korkar ve kapını kilitlersen, dostununda girmesini engellersin..
Güven, önce kendine güvendiğin takdirde mümkündür.
Kendinden korkuyorsan, ancak o zaman başka insanlardan da korkarsın. Kendini seviyorsan, başkalarını da seversin. Kendinden nefret ediyorsan, başkalarından da nefret edersin. Başkalarıyla olan bir ilişkide, sadece sen varsın aynada. Karşı taraf sadece bir aynadır.
Hata yapmaktan korkma, çünkü hata yapmaktan korkarsan, hiç ilerleyemezsin ve yaşamı kaçırırsın. Hata yapmak, hiçbir şey yapmamaktan daha iyidir….
Gereginden fazla uslu olmayın, uslu olmanında bir haddi vardır.
Bazen sırf tekrar yakınlaşmak için uzaklaşırsın…
Bu içsel simyadır: bir sorunu kabul edersen kaybolur ve eğer o sorunla bir çatışma yaratırsan, sorun giderek büyür…
Hayat, küçük şeylerden ibarettir, ama eğer küçük şeylere mutluluk katabilirsen, toplamı muazzamdır. O yüzden her şeyi neşeyle yap. Coşkuyla yap. Olumsuzluklar seni rahatsız etmesin. Bir mum yakabilirsin ve karanlık kendiliğinden kaybolur…
Basit bilgisiz insanlar kendilerini aşan ince bir sözün değerini ve önemini göremezler. Dünyayı dolduran da bu iki çeşit insandır.
Baskalarinin ardindan gitmek önde gitmekten cok daha kolay, cok daha hostur. Cizilmis bir yolda yürümek ve yalniz kendi hayatindan sorumlu olmak ruh icin büyük bir rahatsizliktir.
Tabiatin insanlara en adilce dagittigi nimet akıldır derler, cünkü hic kimse akıl payından sikayetci değildir. Nasil olsun..? Aklini begenmemesi icin aklindan ötesini görebilmesi lazim.
Kimse kendi icine inmeye calismaz. Herkes önüne bakar, ben icime bakarim, benim isim gücüm kendimledir. Hep kendimi seyreder, kendimi yoklar, kendimi tadarim. Herkes kendinden baska seylerin pesindedir, hep kendinin ötesine gitmek sevdasindadir. Ben ise kendi icimde yuvarlanip giderim.
Doğa insana bütün nimetleride verse, onlari tadabilecek bir akıl gerekir. Bizi mutlu eden, bir seyin sahibi olmak degil, tadina varmaktır.
Mademki ölümün önüne gecilmez, ne zaman gelirse gelsin. Sokrates,e, seni ölüme mahkum ettiler dedikleri zaman, “Tabiatta onları” demiş. Bütün dertlerin bittiği yere gidecegiz diye dertlenmek ne budalalik. Nasil ki dogusumuz bizim icin her seyin doğuşu olduysa, ölümümüzde her seyin ölümü olacak.
Ölünce nereyemi gideceksin..? Dogmayanlarin yanına. Hayatin degeri uzun yasanmasinda degil, iyi yasanmasindadir. Öyle uzun yasamislar vardir ki, pek az yasamislardir. Sunu anlamakta gec kalmayin. Doya doya yasamak yillarin çokluğuna değil, sizin gücünüze bağlıdır. Ömrün bitince her şey de seninle yok olacak. Doğumla ölüm başlar, son günümüz ilkinin sonuncusudur.
Bu yüzden şimdi gözlerini aç ve seni öbür dünya ve cennet yalanı ile kandırıp yaşamını zincirleyen sahtekâr sömürücülerinin yalan vaatlerle TEK hayatını çalmalarına asla müsade etme.
Tüm bu korkuları yok etmenin tek yolu, okuyup, araştırıp, tarafsızca sorgulayıp, bilgilenip, akılcılık yoluna girmektir, zira inanarak sorgulamak diye birşey yoktur.
Cahil ve sorgulamaktan korkan inandırılmış kişilerin sana küçük yaşta empoze ettiği korkuları onlar gibi sorgulamadan kabullenip yaşamını yok etme, unutma ki DOĞA tek gerçektir.